Yeni Parti logosunun mimarı konuştu: Sadelik sıradanlık değildir

Haber gorseli

YENİ Parti logosunun yaratıcısı Salih Cem Pişkin, eleştirilere yanıt vererek logonun gönüllü hazırlandığını ve değişmeyeceğini açıkladı.

Tasarım sürecinde üç ayrı ajansın sunum yaptığını belirten Pişkin, turna kuşundan kırlangıca, zeybek figüründen yolların birleşmesini simgeleyen soyut tasarımlara kadar çok sayıda önerinin değerlendirildiğini, mevcut logoda karar kılındığını ifade etti. Pişkin, logodan hiçbir ücret alınmadığının, gönüllü bir çalışma olduğunun altını çizerken, parti logosunda bir değişikliğe gidilmesinin şu anda gündemde olmadığını belirtti.

Salih Cem Pişkin

Logosunun yaratıcısı Salih Cem Pişkin’in kendisine yöneltilen sorulara verdiği yanıtlar şu şekilde:

Yeni Parti’nin logosu en az partinin kuruluşu kadar çok konuşuldu. Hikâyesine gelmeden önce, özellikle N harfindeki gölge, font ve kırmızı renk dolayısıyla logonuz Netflix’e çok benzetildi. Siz benzettiniz mi, tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Elbette yeni logolar her zaman tartışılır, beğenilir ya da eleştirilir. Ben de bunu doğal karşılıyorum. Bu logo yerine başka bir logo seçilmiş olsaydı da başka yönden eleştiriler alacaktı. Netflix benzerliği eleştirilerini de bu sürecin doğal bir parçası olarak görüyorum. Netflix’in logosundaki katlamalı ve gölgeli yapı, logo dünyasında çok sık kullanılan bir şey. Netflix herkesin evinde olduğu için bir anda herkese aşina geldi, ancak bu tasarım türü Netflix’e özgü bir uygulama değil.

Kırmızı renk, güçlü tipografi ve harflerdeki katman etkisi dünyada pek çok markada kullanılan ortak tasarım araçları. Ancak bizim logomuz tek bir harften oluşmuyor; ‘YENİ’ kelimesinin bütünü, kendine özgü harf yapısı, altındaki kavis ve ‘PARTİ’ tipografisiyle ayrı bir kimlik kuruyor. Bir logonun özgünlüğünü yalnızca renginden değil; harf yapısından, oranlarından, kavisinden, katmanlarından ve bütünsel karakterinden değerlendirmek gerekir. Bizim logomuz bu unsurların birlikte oluşturduğu özgün bir kimliğe sahip.

Buradaki katman etkisinin amacı değişimi, dönüşümü ve eski anlayışın içinden doğan çok katmanlı yeni bir siyasal hareketin doğuşunu anlatmak. Logoya yalnızca kırmızı renk veya gölge üzerinden bakıldığında benzerlik kurulabilir, mavi olsa böyle söylenmeyecekti… Fakat bütün kompozisyon değerlendirildiğinde farklı bir tasarım dili ve farklı bir anlam dünyası görülür.

Bizim açımızdan değişen bir şey yok, hukuki açıdan da bir sorun olacağını sanmıyorum. Ne font çeşidi aynı ne uygulama şekli benzer… Yeni Rakı tartışması da var ama hiçbir şekilde benzemiyor; bu konuda da çok zorlama yorumlar yapıldı.

Grafik sanatçıları başta olmak üzere tasarıma dair çeşitli eleştiriler geldi. “Bu logo bile değil” yorumları dahi yapıldı. Sadeliği üzerinden yeterince güçlü olmadığı yorumları da geldi… Bu eleştirilere yanıtınız nedir?

‘Bu logo bile değil’ ifadelerine karşılık “Bu elbette bir logo” diyorum.

Sadelik, sıradanlık anlamına gelmez. Tam tersine, kalabalık bir siyasi iletişim ortamında açık, güçlü ve kolay hatırlanan bir kimlik oluşturur. Karmaşık bir işaret değil, net bir söz, ifade, bir yaklaşım ortaya koyuyoruz. Sadelik bizim için eksiklik değil, bilinçli bir tercihtir. Çünkü güçlü logolar ilk bakışta anlaşılır, kolay hatırlanır ve her ölçekte aynı karakteri korur. Logomuz miting meydanından telefon ekranına, parti bayrağından oy pusulasına kadar farklı alanlarda rahatlıkla kullanılabilecek şekilde tasarlandı.

PEKİ NEDEN AYRI BİR İKON YA DA SEMBOL KULLANILMADI?

Herkesin başka bir anlam yükleyebileceği soyut bir işaret yerine, doğrudan partinin siyasi iddiasını görünür kılmak istedik. ‘YENİ’ kelimesini yalnızca isim değil, aynı zamanda siyasi bir söz olarak görüyoruz. Logoda da çok yaygın olarak Avrupa siyasi partilerinde de yaygın görülmeye başlanan, ya partinin baş harflerinden ya da ismin kendisini logolaştırma eğilimini biz de yeni kavramı etrafında işleyebiliriz diye düşündük.

Özellikle Anadolu’da halk dilinde CHP için “Altı Ok’a oy basmak” , AKP için de “Ampül’e oy vermek” şeklinde söylemler kullanılıyor. Bir ikon tercihi bu söylemler paralelinde daha uygun düşmez miydi, oy pusulasında avantaj sağlamaz mıydı?

Bunları düşündük. Belli bir ikon, ANAP’ın arısı gibi, Demokrat Parti’nin kıratı gibi bir hayvan figürü, soyut bir figür olabilir mi diye çok tartışıldı. Ancak kimse için ne yazdığını okuyamayacak bir karmaşada değil, çok sade bir şekilde, ağaç, çiçek, böcek, hayvan ikonunun yanında sadece güçlü bir tipografiyle YENİ yazısını görmenin seçmen için de ayırt edici olacağına karar kıldık.

Okuma yazma bilmeyen pek çok kişi Coca Cola’nın amblemine bakıp onun Coca Cola olduğunu okur. Pek çok marka için bu geçerlidir. Çok düşük de olsa okuma yazma bilmeyenlere ilişkin de görseli güçlü bir şekilde YENİ’yi büyük, Parti’yi daha küçük olarak işaretledik. Yeni kelimesini bir ikon olarak kullanmayı düşündük, ki bunun çok kolayca her yere uyum sağladığını görüyoruz…

Anadolu’da oy basılacak olan şey de ‘YENİ’dir, ‘YENİ’ye oy basmak…’ Okuma yazma bilmeyenin bile kolayca ayırt edebileceği bir tipografiyle yaparsanız bu çok kolaylaşır.

Logonun arkasında nasıl bir hikâye var peki, tasarımın bileşenlerine daha detaylı indiğimizde bize ne anlatıyor?

Bu logo arayışında yön veren ana hikâye; Yeni Parti’nin kuruluş hikâyesindeki siyasi arka plan oldu. Yeni Parti sadece ayrılan bir grubun kurduğu sıradan bir parti değil. Siyasette yeni bir dilin, yeni bir anlayışın, Türkiye için yeni bir başlangıcın inşa edilmesi iddiasını taşıyan bir parti.

Kırmızı bu toplumun ortak hafızasında güçlü bir yere sahip. Logoda kırmızı, enerjiyi, cesareti ve ortak aidiyetimizi, ülkemize duyduğumuz bağlılığı temsil ediyor. Saldırgan bir kırmızı değil, beyaz alan ve antrasit tonla dengelenmiş, çağdaş bir kırmızı kullandık. ‘YENİ’ kelimesindeki hafif katman etkisi ise değişimi ve dönüşümü anlatıyor; eski olanın içinden yeni bir yönün ortaya çıkmasını simgeliyor.

Altındaki kavis, bir ufuk çizgisi gibi… Önümüzde açılan yolu, yükselişi ve birlikte ileriye yürümeyi ifade ediyor. ‘Parti’ kelimesini daha sade ve dengeli kullandık. Çünkü asıl vurgu, milletimize verdiğimiz yenilenme sözünde olacak…

“SİYASİ HEYETİN TAMAMININ BEĞENİSİYLE OLUŞMUŞ BİR İKON”

Logonun sade, güçlü ve kolay hatırlanabilir olmasını özellikle istedik. Hem meydanda hem ekranda hem sosyal medyada hem de oy pusulasında ilk bakışta tanınabilecek bir kimlik oluşturduk. Kısacası bu logo, partinin temel sözünü taşıyor: Türkiye için yeni bir başlangıç.

Logonun her şeyi anlatmasını değil, partinin temel iddiasını güçlü ve anlaşılır biçimde taşımasını istedik. Bu nedenle çok sayıda sembolü bir araya getirmek yerine, doğrudan partimizin adını ve siyasi vaadini öne çıkardık. Bizim sembolümüz, ‘YENİ’ olma irademizdir.

Harflerdeki katman etkisi yalnızca görsel bir hareket değil. Eski alışkanlıkların kırılmasını, dönüşümü ve yeni bir siyasal alanın açılmasını anlatıyor. Ancak logonun düz, tek renkli ve siyah-beyaz kullanımları da bulunuyor. Yani tasarım hem karakterli hem de uygulama bakımından esnek.

“HEM POZİTİF HEM NEGATİF ANLAMDA İLGİ ÇEKTİ”

Peki sizce bu logo, partinin siyasetini anlatmaya yetti mi, logo tartışmaları yeni partinin kuruluş sürecinde derdini anlatmasına olumlu bir katkı sundu mu, yoksa olumsuz bir etki mi yarattı?

Hiçbir logo tek başına bir siyasi programın tamamını anlatamaz. Logo bir kapıdır; arkasında program, kadro, söylem ve siyasi mücadele vardır. Biz bu kapının üzerinde açık ve güçlü bir kelime olmasını istedik: YENİ.

Yeni Parti isminin seçimiyle başlayarak logoda hiç yapılmamış, ikona bağlı siyaset iletişimine dair yeni bir alternatif, yeni bir yaklaşım önerisi yaptık biz. Hem pozitif hem negatif anlamda ilgi çektiğini düşünüyorum.

Marka bilinirliğinin çok kolay yayılmasına neden oldu. Sadece muhalefet tabanının ve muhalif seçmenin nezdinde değil, AK Partili hesapların ya da hükûmet kaynaklı hesapların da logoyu bir şeylere benzetme çabaları olumlu bir yayılım etkisi yarattı.

LOGO ÇALIŞMASI NASIL BİR SÜREÇTEN GEÇTİ, KAÇ EKİP ÖNERİSİYLE KARAR VERİLDİ?

Siyasi takvim nedeniyle dar bir zamana sıkışmış bir çalışma olmak durumunda kaldı. Üç ayrı ekip kısa sürede farklı çalışmalar sundular. Sembollüler vardı, farklı yaklaşımlar vardı. Daha sonra siyasi heyet tarafından değerlendirildi, tipografik bir yaklaşımla ilerlenmesinin daha doğru olacağı yönünde bir eğilim oluştu. Uzun bir tartışma sürecinin sonunda karar verildi. Siyasi heyetin tamamının beğenisiyle oluşmuş bir ikon bu.

“DİĞER ÖNERİLER; ZEYBEK FİGÜRÜ, TURNA KUŞU, KIRLANGIÇ KUŞUYDU”

Diğer öneriler neydi?

Birtakım hayvan sembollerinden, Anadolu’daki turna kuşundan, kırlangıç kuşuna, zeybek figürünün karakteristik kolları havada hareketinden Y yapma hareketine kadar pek çok soyut öneriler geldi. Yol ve yolculuk ifadesinden yola çıkarak yolların birleşmesini ifade eden ikonlar önerildi. Onlardansa bu basit, yalın ve herkes için bir çırpıda anlaşılan ve benimsenen logoya karar verildi.

“PARTİNİN LOGOSU KESİN OLARAK BU”

Logoda bir değişiklik bu saatten sonra mümkün mü, bu konuyla ilgili bir çalışma ya da fikir süreci söz konusu mu?

Partinin logosu kesin olarak bu. Marka tesciline de bu logoyla başvuruldu.

Doğru olan elbette kurumsal kimlik süreçlerinin uzun bir çalışma döneminin ardından nihayete erdirilip kesinleştirildikten sonra ilan edilmesi ve değişmemesi olur. Bunda da öyle oldu.

Önümüzdeki dönemde bu logonun önüne bir işaret gelebilir mi, başka işaretlerle beraber kullanılabilir mi, bu araştırılabilir. Ancak yapılsa bile minimal değişiklikler yapılır, logonun geneliyle ilgili radikal bir değişiklik yapılmaz. Özel günlerde ufak semboller belki eklenebilir…

Logo için bir ücret ödenip ödenmediği de çok tartışıldı. Herhangi bir ücret aldınız mı?

Logoyla ilgili ne bana ne ajansıma ne de bir başka ekibe herhangi bir ücret ödenmedi. Sunuş yapan ajansların kendisi de herhangi bir şey talep ederek sunmadılar. Asla ekonomik ve ticari bir iş değil, bunu rahatlıkla söyleyebilirim…

yok

Author: Ahmet Kurt